Son Dakika Haber

Emre Belözoğlu'nun İlk Kramponunu Fatih Terim Almış

Samimi açıklamalarda bulunan, tecrübeli, yıldız futbolcu, kariyer basamaklarını çıkarken yaşadığı zorlukları ve bu yolda Fatih Terim'in kendisine olan desteklerinden bahsetti.

Fatih Terim'in kendisine yaptığı büyük desteği şu sözler ile anlattı; 

“Fatih Hoca’nın birçok oyuncuda emeği vardı ama tabiri caizse benim tohumlarımı O attı. O dönemdeki halimi bilen, bana ilk çim saha kramponumu veren adamdır...Benim hiç çim saha kramponum olmamıştı. Ben, ilk İstanbul karmasına gittiğimde ayağımda yırtık ayakkabıyla idman yaparken beni çağırıp çim saha kramponunu vermiş insandır Fatih Terim...Hakkını asla ödeyemem. Bugünlere gelmemde çok fazla emeği vardır. Fatih Hoca, Milli Takım’a her çağırdığı zaman bilir ki Emre göreve hazırdır. Çağırmaz, ben bilirim ki ihtiyacı yoktur. Özel hayatında iş hayatında ne zaman ihtiyacı olsa beni yanında ister.Fatih Hoca çok değerli bir insan. Milli değerlerimizin kıymeti bilinmeli, onların başında da Fatih Terim geliyor. Birçok oyuncu da inanıyorum benle aynı fikirleri paylaşıyor. Kendisine bir kez daha sizin aracılığınızla teşekkür ediyorum.”

Medipol Başakşehir'in başarısına da değinen Emre, bu başarının tesadüf olmadığını söyledi ve  bu konuda ki düşüncelerini şöyle dile getirdi;

“Burada herkes işin temelinden gelmiş insanlar. Oyuncuların çoğu genç takım seviyesinde oynamış. Hocamız altyapı ve Milli Takım’da çalışmış. Başkanımız, TFF’de uzun yıllar görev almış. Çekirdekten gelmiş bir ekip var burada..Böyle olunca da Türkiye’ye örnek olabilecek bir kulüp ortaya çıkıyor. Bu yüzden başarımız tesadüf ya da şans değildir. Hak etmediğiniz bir maçı kazanabilirsiniz ama devreye lider giremezsiniz.Bu kulübün hem maddi hem de ülke futboluna katmak istediği gerçekleri var. Bu takımın hedefi örnek bir kulüp oluşturmaktı ki bence bunu başardı. Bence Medipol Başakşehir bu anlamda diğer kulüplerin önünü açtı.
Bu kulübün başarısında benim baş mimarlarım Abdullah Avcı ve Göksel Gümüşdağ. Çünkü Göksel Gümüşdağ insan ve kulüp yönetimi konusunda örnek alınması gereken bir insan...

Abdullah hocayı çok seviyorum. İnsani olarak da çok değer veriyorum. Özel hayatımda yaşadığım bir durumu da çok rahatlıkla paylaşabildiğim çok değerli bir insan. Benim de gelişimime katkıda bulundu.

Arda Turan şu anki en değerli oyuncumuz. Çok ağır eleştirilirken bir oyuncu sahaya çıkıp başarılı performans ortaya koyuyorsa bilin ki o oyuncu, kazanan karakterdi... Arda böyle bir oyuncu. O yüzden de Barcelona’da... Ülkemizi çok iyi temsil ediyor...

Barça’da bu istatistiklere ulaşmak kolay değil. Hem Atletico’da hem de Barcelona’da pastanın üzerinde krema gibi oldu.”
Oyuncuların hiçbir zaman maddi konulara öncelik vermesini sakıncalı görmedim. Ama Çin konusu, Arda’nın vereceği bir karar.Barcelona’daki hazzı hiçbir yerde bulamayacak. Çünkü Barcelona bambaşka bir yer. En doğru kararı Arda verecektir.Ama ben Arda’ya hep şu aklı verdim: Bir yıldız oyuncu herkesi dinlemelidir. Ama gün sonunda kararı kendi vermelidir.Çünkü kendi vermediğiniz kararların pişmanlığı daha ağır basar. Ama kendi kararındaki pişmanlıkla baş edebilirsin.”

Hakemlerin de hata yaptığına değinen Emre, sözlerine şöyle devam etti;

“Geçmişte de çok büyük hatalar oldu. Hakemlerin üzerinde çok büyük bir baskı var. Bizler de bazen onları yanlış yönlendiriyoruz. Fakat bazen öyle bariz hatalar oluyor ki. Bence hakemler de futbolun içinden gelmeli. Asıl problem bu bence.Ayrıca en büyük ayrıştırıcı unsur sosyal medya. Hakemlerimiz ne yazık ki linç kültürünün hakim olduğu sosyal medyada öğütülüyor. Fakat bariz hata yapanları TFF cezalandırmalı.Yabancı sınırıyla ilgili birçok insan beni yanlış anlayabilir ancak ben bu konuya çok daha milliyetçi yaklaşıyorum.Çünkü bu sistemin ülkemdeki değerlerin, bazı oyuncuların önünü kestiğini düşünüyorum. Birçok oyuncunun 30’lu yaşlarda futbolu bıraktıklarına şahit oldum. Bu çok üzüntü verici.‘Ligin ilk yarısına damga vurmuş 5 tane yabancı oyuncu say’ deseniz, Buna 1, 2, maksimum 3 tane isim söylerim. Yabancı oyuncular hiçbir kriter olmadan rahat bir şekilde ülkemize gelirken, biz kendi oyuncularımıza kriter koymuş oluyoruz.Sınırın serbest olmasında hiçbir sakınca yok. Hatta 14 de değil, sınırsız olsun. Fakat İngiltere’deki pasaport sistemi gibi kriterleri olsun. Yabancı kalitesinin artması için kriterlerin olması şart.”
 

Feraye Kılınç (feraye@netsporhaber.com)
Netsporhaber.com haber içerikleri editörü. Öneri, istek ve şikayetlerinize editör yanıtı alabilmek ve hızlı iletişim için mail adresini kullanabilirsiniz.